| Ana Sayfa | Lima Ödülleri | Filim Kilim | Derlemeler | Sarkık Libero | Okullar | Foto-Tahlil |
Final dönemi, bir haftaya üç sınav sıkışmış, zaten okul uzamış, zaten 2 F garanti, son saniyeye kadar içeride kalan amelenin durumu soran arkadaşlara yorumu:
Enternasyonal bir bar, rengarenk bir ortam, saatler ilerlemiş, hacımızın kafası iyi, yeni tanıştığı iki kelebekle dansın alasını yapıyor, uzunca boylu, saçları örgülü bir zenci kardeş yaklaşarak ve bir eliyle siper yaparak küçük bir poşet içinde beyaz tozu gösteriyor:
Emlakçı mekanı gezdirecek, genç bir çift, kapıdan giriliyor, evin en geniş ve en ışıklı bölümünü, assolist takdim eder gibi, göğsün sol tarafından ufka doğru sağ eliyle havayı süpürerek ve sırtını dik tutup gerilerek:
Ekip sık ormanın içinde, patikada tek sıra yürünüyor, hacı ucundan tutmuş, geçer geçmez bıraksa arkasındakinin yüzüne çarpacak, arkadaşını uyarıyor:
Sacramento Kings, Minnesota deplasmanında, Chris Webber’in son saniye üçlüğüyle takım maçı kazanıyor, ev sahibi tribünlerde, orta yaşlı bol göbekli taraftar, kafasını iki yana sallıyor, birasından bir yudum alıyor:
Sene 1942, Kazablanka şehrinde bir gece klübü ortamı, piyanist Sam ‘As Time Goes By’ şarkısını yeni bitirmiş, patronu Rick Blaine çok sevmiş, bir daha istiyor:
Ankara Meydan Muharebesi, o zamanlar bölge ağaçlık, sabahın körü, hava sisli, Timur’un ordusu hurra saldırıya geçer, Beyazıt’ın neferleri çarpışmaya çarpışacak ki ne görsün Atçalı Memet, bir karaltı sisin içinden üstüne üstüne geliyor, acayip de bir ses çıkarıyor, atıverir kendini bir çırpıda ağacın kovuğuna, orada daha baştan sıvışmış diğer nefere:
Binbaşımız Amerika’da iki yıl kaldıktan sonra şark hizmetine Diyarbakır’a gelmiş, gelirken Oldsmobile marka bir araba getirmiş, devre arkadaşı şoför mahallinde oturmuş inceliyor, sürat göstergesine takılınca açıklama geliyor:
Parlak mühendis iyi bir semtte oturuyor; boyuna arabasına bir şeyler oluyor; k ile başlayan bir gıcıkları mı var? Teyp iki kere gitmiş, boydan boya çizilmiş vs. bu semte zor geldi, gidemez. Dikiz aynasına iliştiriyor:
Öküz bilinen sevgilisinin aramasıyla, aceleyle, imkansız kız evlerinin en az dağınık yerinden kalkmış da, şalını unutmuş. Bunu, onun gibi imkansız olmayan bir aşk bulamamış diğer arkadaşına, aslında zaten geriye kalanı, aklında kalanı sevdiğini ilk defa bu kadar net farkedip de hüzünlü hüzünlü ve sevinçli sevinçli anlatırken elinde tutuyor:
İki bira içmek için ikisi evde oturmuşlar da bu dört biraya çıkmış da hayvanlıktan durmayacaklar da düşene kadar içecekler de berikisi de içecek ama suçlu suçlu kalkayım mı havasındayken, diğeri:
Alışverişe çıkacak kız kardeşleriyle kuzenlerinden başka hanım kimseleri olmayan iki yeni mezun, ne renk bir perde alalım derken, biri diğerine perdelerin bir rengi olduğunu bilmediğini farkedip aslında biliyormuş gibi:
Hakkında kötü düşünülmeyen ama belki de evlenilecek kız arkadaş inadına imkansız aşkın imkansız olduğunu söylüyor fincandan. Niye iki haftadır üzgün olduğunu soranlara:
Erman Toroğlu kabzımallık yaptığı yeri tellivole muhabirine gösteriyor:
Hasan Şaş kazıtınca, ekme saçlı Suat keyifleniyor:
En sıkıcı bir İspanya lig maçı izliyorlarken osurup fakülteden beri ev arkadaşı olan diğerine bakmadan ve kaşınarak:
Konuğunun yanında fakülteden beri aynı ev arkadaşının yanında olduğu gibi rahat olamıyor, samimiyeti pekiştireyim hesabıyla yelleneyem mi diye sorunca. konuğu bunları tanıyor ya, gani gani:
Şampiyonlar Ligi çeyrek final karşılaşması. Real Madrid ilk yarıyı 2-0 bitirmiş, ikinci yarıya tünelden çıkarken Roberto Carlos'a Cimbomlu dönüyor:
Manitasını alıp piknik yerine inmiş genç Bavyeralı, elmadan bir kendisi ısırmış da manitasına bin türlü oyunla elmayı uzatırken kızın abisi Giyom yamaçtan bu elmayı bir okla ikiye ayırıyor. Genç Bavyeralı şaşkın:
Sabahtan parite bu kadar oynar mı? Serviste kulağına fantezi bir müzik çalınmış: sat anasını sat gitsin.. Daha yerine oturmamışken dealing room denilen alana haykırıyor; bu bir tam zamanlı yönetmen bankacı: