| Ana Sayfa | Lima Ödülleri | Filim Kilim | Derlemeler | Sarkık Libero | Okullar | Foto-Tahlil |
Ancak şunu bil ki, aslında herkes biraz yalnızdır bu hayatta.Ben 19 yaşında bir genç kızım. Evli ve iki çocuklu bir adamı sevdim. Eşinden boşanıp beni alacaktı. Annem de biliyordu ve kabul ediyordu. Umutla bekledik ama, sonuç sıfır. Şimdi hiç durmadan kavga ediyoruz. Bana küfür bile ediyor. Oysa ben onu kırmamaya özen gösteriyorum. Ama o hiçbir sözüme katlanamıyor. Üzerime yürüyor. Babamla annem boşandıkları için evde erkeğimiz yok. Bu yüzden bize geliyor. Annemden de yüz bulduğu için evi gibi girip çıkıyor. Ama bana haksız yere çok hakaret ediyor. Anneme ''Onu eve sokmayalım'' diyorum, ama söz dinletemiyorum. Çünkü biz ev yaptırıyoruz. O da bize borç para veriyor. Annem de bu yüzden ona yüz veriyor. Hatta ağabeyim ve ablam da bana karşı geliyorlar, ''Sen saygısızlık ediyorsun'' diyorlar. Kendi evimde kendimi yapayalnız hissediyorum. Çok mutsuzum ve beni bu hale annemle babamın ayrılması ve bu adamla ilişkim getirdi. Delirecek gibiyim. Ya evden kaçacagim, ya da kendimi öldüreceğim. Antalya'dan Sevgilerle...Benim canım kızım, sakın böyle sözler söyleme. Ancak şunu bil ki, aslında herkes biraz yalnızdır bu hayatta. Senin mektubuna biraz geç cevap veriyorsam, beni bağışla. Bu evli erkek-genç kız ilişkileri o kadar çok sıklıkla karşıma çıkıyor ki, artık zaman zaman bu konuyu bir süre ele almayayım diyorum. Ama böyle üzülmen, hele hele bu adamın boşanıp seni alacağım deyip de seni kandırması pek çoklarına örnek olacağı için geç de olsa yanıtlamak istedim. Sevgili yavrum ben hep söylemiyor muyum evli erkek eşini boşamaz, boş yere umutlanmayın diye. Beni okuyorsan, bu konudaki düşüncelerimi çok iyi biliyorsundur. Ancak burada ailenin tutumuna şaşırmadım desem yalan olur. Yani annen, ablan ve ağabeyin, bu adamla yakınlığına ses çıkarmıyorlar, sırf evinizi yaptırmanız için borç para verdigi için öyle mi? İnsanlarin böylesine maddi ve çıkarcı olması beni gerçekten yaralıyor. Ama bu gerçekle de sık sık karşılaşıyorum. Her seferinde kafama balyoz yesem de... Yani bir anne kızının mutluluğunu istemez de ne bekler? Kızının mutsuz olduğunu ve bu adamın onu resmen kullandığını, evleneceğim diye kandırdığını, üstelik hakaretler yağdırdığını göre göre, aldığı borç para uğruna, bütün bunlara göz yumuyorsa, ne diyeyim bilemiyorum. Ama kızım, sen güçlü olmalısın. Ailene rağmen bu adama artık yüz vermemeli, isteklerine boyun eğmemeli, onunla beraberliğine mutlaka bir nokta koymalısın. Ölmek intihar etmek de ne demek? Evden kaçmak da çözüm degil. Kendine uygun bir iş bul ve çalış. Evden bu şekilde uzaklaş ve kendine yeni bir dünya yarat. Ailene muhtaç olma. O adama da. Sen, ayaklarının üstünde durabildiğin zaman hiç kimse sana zarar veremez. Onlarla mücadele edebilirsin. Baktın olmadı, ayrı ev tutar, çıkarsın. Ailenin seni göz göre göre satmasından da kurtulmuş olursun. Güzin Abla Editörün notu:1. Bu yazıdaki evli adamı daha çok konuşalım; ne yapıyor? Çıtır bir kızı Güzin Abla'nın ifadesiyle kandırmış (kızların kanmasını pek çok defa mevzu etmiştik), sonra sıkılmış; ama kendisinin bu kadar kötü olmasına dayanamıyor, bu salaklığı yaptığını kaldıramıyor, şehvetle ilgilendiği kıza şimdi hiçbir ilgi duymayıp da başına bela etmesine dayanamıyor, gidiyor ailesine yardım ediyor, ve kendine olan nefretini ancak kıza kötü davranarak artırabildiğinden her geçen gün daha fazla kötülük ediyor, bu, bu kalas adamın bildiği tek af ve özür ifadesidir.. Ne zalim bir af dileyiştir o. 2. Mevzu bir çıkmazlık mevzusu olmuş, bir trajedi için bizim laf etmemiz yakışık almaz.
3. Hem genç kızımız hem ablamız bu mevzularında bizlere yine eşsiz ve yeri doldurulmaz
cümlelerle neden bu yazıların müptelası olduğumuzu hatırlatıyorlar, hep beraber bir bakalım:
|