Ana Sayfa Lima Ödülleri Filim Kilim Derlemeler Sarkık Libero Okullar Foto-Tahlil


Önceleri sürekli intihara kalkışırdım. Evden kaçardım.

Sevgili Güzin Abla, ben 18 yaşında, lisede okuyan bir genç kızım. Ailem çok cahildir ve babam öldükten sonra ağabeylerimin baskısı yüzünden annem de ben de çok sıkıntı çekiyoruz. Bu arada bir gençle tanıştım. Onu çok sevdim. O da beni sevdi ve bir süreden beri beraberiz. Ancak ailem onun işçi ve tahsilsiz olduğunu ileri sürerek benim onunla görüşmemi istemiyorlar. Oysa onu tanımadan önce ben ruh hastasıydım. Sürekli psikiyatrlara gidiyordum. O beni sevgisiyle iyileştirdi. Kullandığım sinir haplarını bıraktırdı. Annem bana hiç yakın değildir. Onunla şöyle başbaşa bir anne kız olarak konuştuğumuzu hiç hatırlamıyorum. Ağabeylerimi ise hiç sorma. Ben tüm sevgiyi ve dostluğu işçi diye küçümsedikleri o gençte buldum. Önceleri sürekli intihara kalkışırdım. Evden kaçardım. Şimdi hayattaki tek amacım onunla beraber olmak ve onunla evlenebilmek. Ama, ailem beni ona vermeyecek biliyorum. Sanki kendileri daha üstünlermiş gibi onu beğenmiyorlar. Ablacığım, hayatta bir tek sevdiğim genç için yaşıyorum. Ve en büyük korkum onu kaybetmek. Lütfen bana akıl verin, daha olmazsa ona kaçayım mı?

Rumuz: Sonsuz Sevgi

Sevgili kızım, ruh sağlığının bozulması biraz da evdeki anlayışsız ve katı ortamdan kaynaklanmış anlaşılan. Ağabeylerin ve annenin sert tutumu seni incitmiş olmalı. Bir annenin kızına yakın ve sıcak ilişkiler içinde olması çok önemlidir. Annenin kızına göstereceği sevgi ve şefkat onu bütün hayatı boyunca etkiler, sevgiye yöneltir. Senin ruh sağlığın sevgisizlikten bozulmuş kızcağızım. Ancak sevgiyi bu gençte bulunca düzelmişsin. Onunla rahat rahat konuşabilmek, onun yanında bulduğun güven duygusu seni iyileştirmiş. Bu genç demek ki seni gerçekten seviyor. Sen de onunla mutlu olmaktan başka bir şey düşünmüyorsun. Liseyi bitirmeye bak, bu arada ailene fazla bir şey belli etme. Önce ailesiyle gelip seni istetir. Vermezlerse, reşit olduğun için istersen onunla evlenirsin. Sizi rahat bırakmayacaklarını düşünüyorsan, daha olmazsa baska bir kente göçer oradan uzaklaşirsınız. Kimseden bir şey beklemeden ikiniz birlikte çalışır yuvanızı yürütürsünüz. Yeter ki ikiniz birlikte mutlu olun. İnsanları işçi diye küçümsemenin ne kadar cahilce bir şey olduğu da ortada. Bu genç adam ekmeğini dürüstçe kazanıyorsa, üstelik sana hiç kimsenin veremediği sevgiyi vermişse, onu ancak takdir etmek gerekir.

Güzin Abla

Editörün notu:

1. Burda Cem Karaca'dan 'işçisin sen işçi kal' şarkısını mono bir teypten dinliyoruz.

2. 18 yaşındaki bu genç kardeşimiz, bu kadar güzel mi ifade edermiş, bakalım:

Oysa onu tanımadan önce ben ruh hastasıydım.

O beni sevgisiyle iyileştirdi.

Önceleri sürekli intihara kalkışırdım. Evden kaçardım.

Lütfen bana akıl verin, daha olmazsa ona kaçayım mı?

3. Güzin Ablamız tavındadır, bu hikayeyi, ne yapsın bu kadar güzel ifade edilince, Türk filmine çevirdi; nasıl tatlı veriyor da ayarı: "Kimseden bir şey beklemeden ikiniz birlikte çalışır yuvanızı yürütürsünüz. "

4. Bu maddede editörünüz yine şüpheli bakışlar atıyor: size çok ihtiyacı olana yapılan yardıma acımak dememek için sevgi dendiği olur.