| Ana Sayfa | Lima Ödülleri | Filim Kilim | Derlemeler | Sarkık Libero | Okullar | Foto-Tahlil |
LOST HIGHWAY
Aynı insanla farklı bir zaman diliminde başka biri olarak karşılaşıp, birbirimizi sevseydik ilişkimiz ne kadar farklı, nasıl bir şey olurdu? Bir de bu insan güvenilmez, pek ahlaklı bir tip değilse durum ne olurdu? Her zaman, her insan için gerçeği olduğu gibi kabullenmek işleri ne kadar kolaylaştırırdı? David Lynch’in ‘Lost Highway/Kayıp Otoban’ filmini dört yılda dördüncü defa izlediğimde filmin temelde bu soruları sorduğunu ve sarmal bir yanıtlar yumağıyla bu soruları yanıtlamaya giriştiğini gördüm. İkinci defa izlediğimde çıkardığım notlar şöyle;
· Güvenmediğin kadınla evlenme (Renee Madison).
Filmin bir erkek gözüyle yapıldığı, erkek tarafından anlatıldığı tartışılmaz. Rolleri ters çevirsek kadın gözüyle de olur muydu? Olurdu. İlk sahnede başlayan gerilim, Fred Madison’ın hapishanede değişip Pete Dayton olmasına kadar hiç tempo düşürmeden 70-75 dakika –diyaloglarla, görüntülerle, seslerle ve müzikle- sürüyor.
Bu filmle ilgili daha fazla yazmak resmen günah sayılır, ki bu kadarı bile ayıp. Sinema
okullarında görüntü diline ilişkin ‘case’ olarak okutulsun. David Lynch’e saygıyla karışık
bir selam yollansın.
Mustafa Dayan Dalgakıran / 31 Ağustos 2000, İstanbul |