Ana Sayfa Lima Ödülleri Filim Kilim Derlemeler Sarkık Libero Okullar Foto-Tahlil


Sahte Kaçış: Yüzük Kardeşliği

'gercek kacis, butunun en derin bicimsel yasalarinda bile tiksintiyle geri durusun imgesi, sirf pratik onerilerin karsisindaki odunsuz cileciligi sayesinde herhangi bir mesaj dile getirmeksizin mesaj olur.'
Adorno

1-Mit

Mitin belli basli gorevi aciklamaktir. Olaylara ve durumlara birer aciklama saglar mit. Bilimin aciklayiciligindan farki ise aklin olcme ve dogrulama/yanlislama yontemlerine degil, sinirsiz bir hayalgucune dayanmasidir. Ama sagladiklari aciklamalari mesrulastirmada iki metodun birbiriyle farki muglaktir: ikiside iktidara sirtlarini dayamak isterler ve ya varolan iktidara meydan okuyabilmek icin bir yeni bir paradigma yaratirlar. Newton yasalarina karsi Einstein'in goreceliligi yada Roma mitolojisine karsi kurtarici Isa miti. Sokrates'in savunmasinda ikisi ic ice gecer; Sokrates akla oldugu kadar, deimonlarla iliskisinede dayar Atinalarin suclamalarinin temelsizligini.

Aydinlanma; mitleri, hurafeleri, metotlu olarak parca parca etme iddiasindadir. Oysa, bizzat bu parca parca etme iddiasi, metodolojik olmayan bir mesrulastirmaya gerek duyar. Metodik paradigmalarinda mitler kadar kirilgan olduklari yerde, teleolojinin sonsuz mutluluk ve refah vaadidir bilimsel miti ayakta tutan. Insanin tanri olmaya soyunmadigi bir dunyada bilim luzumsuzdur. Mit ile bilimin arasindaki fark bu noktaya dayanir; mit tanrilarin yarattigi dogada ozneye bir aciklama saglar, onu bilebilen ozne kilar, bilim ise ona dogayi yeniden yaratan mutlak ozneyi vaadeder.

Tolkien'in yarattigi mitolojinin cikis noktasi buradadir. Bu yalnizca Iluvatar'a sadik elflerin onun dunyasini korumak icin verdikleri savasta Morgoth ve Sauron'un kustahligina karsi muzaffer olmalarinda degil, Silmarillionun yazilis bicimindede gorulur.

Tolkien'in merami, kotulugun bastan cikariciligidir. Bu kotulugun icerigi Iluvatar'in muziginden itibaren hep aynidir, Tanrisalin guzelligine karsi duyulan kiskanclik, onu bozmaya ve yeniden yaratmaya yonelik hirs ve kibir, ve bunu yapmaya muktedir olanlarin seytani gucu ve yontemleri. Oysaki Iluvatar'in muzigi, Morgoth'u dislamaz, onlarin katilimiyla buyur. Ama tanrisal olanin once muziktede, sonra Arda'da somutlanmasini katilimcilardan en guclusunu kibri ve hirsi engeller, seytani olan tanrisal olani bozar. Ve Saruman'in trajedisi de ayni yerdedir, kibir ve hirsin onu yonelttigi merak, sonunda onuda bozar. Mitin alcakgonulluguyle, bilimin kibridir kapisan Isengarth'ta, Gandalf ve Saruman karsilastiginda. Saruman'in sozunun ikna gucune ve rutbesine, yonteminin bastan cikariciligina ve iktidarina karsi, Gandalf sirtini dogaya ve sagduyusuna dayar. Ne de olsa kartallar ve agaclar ondan yanadir. Ama doga guvenilir bir muttefik degildir: Caradhras zalimdir, Yasli Orman kindardir. Zaten Gandalf'ta ona hukmetmek iddiasinda olmadigi gibi, onu kutsamak iddiasinda da degildir, mumkun mertebe onla barismaya calisir sadece.

Tolkien, kendine ait mitolojiyi yaratirken, ona hukmetmek iddiasinda bulunmaz. Tipki gercek halk hikayeleri gibi, Silmarillion ve mitolojinin diger kurucu metinleride tutarsiz, daginik, belli bir usluptan yoksun ve zaman zaman anlasilmazdirlar. Her bir mit, uzak bir tarihin karmasasinin icinden cikip gelir ve uzlasmaz bir tavirla soyleyecegini soyleyip gecer gider. Soz dinlemez, duzenlenmeye direnir. Buyuk olcude bagimsizdir, dolayisiyla akla yakin degildir. O, ari hayalgucudur.

2-Destan

Ama Yuzuklerin Efendisinde bastan sona ters giden bir seyler vardir: Tum karakterler bastan sonra korku ve umutsuzluk dolu olduklari halde, okuyucu bastan iyiligin muzafferiyetinden emindir. Gandalf'in dirilmesi bu hissi taclandirir: Iyiler olmez. Talih surekli iyilerden yanadir, ortaya cikan zorluklar sirf macera olsun diyedir. Kader yazilmistir. Yuzuklerin Efendisi hafif endustriyel bir tat birakir damaklarda.

Bu endustriyel tadi kiran, arkada resmi gecit yapan mitlerdir. Yuzuklerin Efendisindeki peri masali havasinin aksine, bu mitler trajiktirler. Frodo'nun kendine verilen gorevi oyle ya da boyle gerceklestirecegi ne kadar kesinse, dunyanin yaslandigi, ilk doganlarin gunlerinin sona erdigi, Feanor'un lanetinin son meyvelerinide verecegi, Tek Yuzugun sonu gelince Lothlorien'in ihtisaminin sona erecegi de o kadar kesindir.

Tum trajediler de oldugu gibi, kahramanlarin iradeleri kehanetler karsinda kifayetsizdir. Frodo, en az Sauron kadar, kaderinin oyuncagidir. Zafer de bir tesaduftur zaten.

Tolkien'i meshur eden yapiti siradan 'Best Seller'lardan farkli yapan bu trajik mitlerin destan'in her tarafindan sarkmalaridir. Iyiler status quo'yu korumak ya da berkitmek niyetinde degildirler. Status quo'dan feragat ederek dusmani geri puskurtmek yeterlidir. Dunyanin yipranisini engellemek mumkun degildir. Bunun sebebi Destan'in olay kurgusu degil, Kahramanlarin ayagina dolasan Silmarilliondan kalma mitlerdir. Yuzuk Savasi, Orta Dunya'nin uzerinde kalici tahribata sebeb olacaktir.

Ote yandan bu mitler, metnin derinine gomuludurler. Onlarin varligi, ancak dikkatli okuyucunun sezgi gucune seslenir. Metni siradan bir masal gibi okuyup bir kenara birakmak mumkundur. Metni bir kacis yolu kilabilenler, yalnizca onun derinliklerini bir arkeologun ozeni ve bir mahkumun sabri ile kazanlardir. Tolkien, 'kacis ihtimali en cok gardiyanlari korkutur' derken, yuzuklerin efendisinin hapishanenin duvarlarini yok ettigini aklindan bile gecirmiyordu suphesiz. Sirf farkli bir dunyanin olasi olduguna dair bir ima, disarisinin nasil olabilecegine dair bir arastirma dahi onlari urpertir. Ama onu hakimiyetleri altina almasinida bilirler. Yildiz savaslarindaki Federasyonla Imparatorluk, Birlesik Devletlerle Sovyetlerin allegorisine donusturuldugunde, uretken allegori, utopik fantazinin uzerinde muazzam bir zafer kazanir. Yuzuklerin Efendisini sunun bunun allegorisi olarak satmaya calisanlarin amaci budur. Bu destani kolaylikla evcillestirecektir. Zaten destanda kolay okunulurlugu ve iyimserligi ile, uzlasmaya aciktir.

Ama mitler, uzlasmazdirlar. Kendilerini yalnizca ehil gozlere gosterirler. Dunyanin gordugu tahribat karsinda duyduklari melankoli, onlari inatci kilar. Yasli ve huysuzdurlar. Ormanlarin derinliklerine ve derin vadilere saklanirlar ve gecen zamana disaridaki olaylara karsi tum gucleriyle direnirler, zaman zaman onlari gormezden gelmek pahasina. Ama bu, tipki elflerle ayni kadere goturecektir: Goc

Elflerin Sauronla isbirligi yapmasi ne kadar imkansizsa, mitlerin Hollywood'la isbirligi yapmasida o kadar olanaksizdir.

3-Aldatmaca

Xena Yunan mitolojisine ne yaptiysa, Liv Tyler'da Yuzuklerin efendisine ayni seyi yapmistir: Yeni Zellanda'nin kilici tum mitler icin tehlikeli. Savasci prenses nasil Savas Tanrisini kilic dovusunde yenebilecek kadar kudretli, Hollywood'un Aragorn'u Nazgul'u onune katip kovalayabilecek kadar cesursa, Yeni Zellanda da butun mitlerin icini bosaltabilecek kadar ruhsuzdur. Mitlerin kahramanlari olmeye ve yenilemeye mahkumdurlar, varoluslari trajiktir. Gucleri sinirlidir. Hercules aci icinde kivranarak olur, Orpheus'un gucu sevgilisini Hades'ten cikarmaya yetmez, Excalibur golun leydisine geri doner,burgund'larin felaketinden sonra Nibelungen hazinesi yokolur gider. Yuzuk savasindaki zafer, elflerin batiya gocunu hizlandirmaktan baska ise yaramaz. Dunya yaslaniyordur.

Oysa post-modern caglarin yuzer gezer kitlesi icin trajedi, ayak bagidir. Dunya, butun engelleri ezip gecerek daha iyiye kosuyordur, aksini iddia edenler bozguncularla ihtiyarlardir. Dunya genclesiyordur, aksini iddia eden Britney Spears'e baksin.

Bir super produksiyon trajik olamaz.

Kardeslige dair yapilan film bunu ispatlar: Frodoyla Troll'un arasindaki 2-3 satirlik cekisme uzadikca uzarken, Elrond'un Diwaninin trajik kaderciligi ve lothlorien'I bekliyen trajik son es gecilir. Yasli ormanda batiya goc etmeden once basibos dolasan elf kafilesiyle karsilasma sahnesi busbutun atilir.

Burada kitabi okumayip filmin seyredenler icin onemli notlar dusmek lazim: Ilk doganlarin gunleri bitmektedir, yuzuk savasinin sonucu onlarin kaderlerini etkilemeyecektir. Uzun zamandan beri, galadrielin ve onun tasidigi guc yuzugunun himmetiyle zamandan ve kotulukten azade yasayan lothlorien elfleri, yuzuk yokedildigi zaman goc etmek zorunda kalacaklardir, cunku galadriel'e guc veren bu yuzuktur. Tabi Dusmanin eline gecmeside farkli bir sonuc vermeyecektir. Her halukarda, daha az asil soylardir Orta dunyanin gelecegi.

Zafer, aldaticidir, hakiki degildir. Olum ve zaman, kotulugun bu iki kadim silahi, muzmin galiptir.

Filmi acan sahne, Son Ittifak'in Sauron'a karsi galebe calisinin kusursuz -evet kusursuz- temsili, hayalgucunun teknik ve gorsel muzafferiyeti, seyirciyi affallatir, bir an hayal gercegi dunyadan surup atmis izlenimi uyandirir. Ama bu 'kitlelerin aldatilmasidir'. Teknik Zafer, Trajedinin imhasiyla elele yurur. Insanlar kaderin disina bir hamle yapip kazanicaklar ve dunyayi her zaman ki gibi kurtaracaklardir ve bu arada 'trajik' kayiplar vereceklerdir. Ama elfler? Ama Arda? Frodo bir daha asla eski neseli mahluk olamiyacaktir. Imladris, Lothlorien bosalir. Yuzuklerin gucu olmadan, Silmarilleri coktan kaybetmis olan Arda sihirsiz ve bos bir yer olacaktir. Ama teknik kusursuzluga erisebilmek icin bu kederli sarkilari unutmak gerekir.

Ama uzulmeyin. Film es gecsede, Tom Bombadil'in Yasli ormanin derinliklerinde sarkilarini soylediginden emin olabilriz. Cunku ilk gelen ,son gider. Kotulugun oyuncaklari onu etkilemez.




Celil - Aralık 2002