Ana Sayfa Lima Ödülleri Filim Kilim Derlemeler Sarkık Libero Okullar Foto-Tahlil


SANATÇININ DOSTLARI VE DÜŞMANLARI KİMLERDİR?

Azımsanmayacak sayıda yıllar geçirdiğiniz toprakların çiçeği olmadığınızı anlamasına en baştan anlamıştınız, ama bunun başka topraklara tayin olarak tahakkuk etmesi işte en sonunda oldu. Bıraktınız, gittiniz, ya da gitti gideceksiniz. O vakittir ki anlayacaksınız, durmadan yalnızsınız, yalnızsınız, yalnızsınız.

Yıllar boyunca eş-dost biriktirirsiniz kurşun niyetine. İnsan odesasının upuzun macerasında mecralar aşılırken, aşıldıkça niceleri yolda düşürülür, kaybedilir. Buna mukabil cemaate yeni katılanlar olur, başka başka dağlar taşlar aşmış da gelmiş, canları bulmuş olaraktan. Yolda düşenlerin bazılarına çok değil, birkaç yıl sonra bir yerde rastlarsınız. Geçerler, omuzlarında dilim dilim kırbaç izleri, geçerler yüreğinize basarak plazalar önünden kapitalizm mağlupları. Ama konumuz bunlar değil, hiç değil. Kurşun niyetine biriken kalabalıktan medet ummaya –sakın ha- kalkarsanız bir gün, elinizde patlamaya hazır bombaya dönüşmüş kuru kalabalıktan başka bir şey bulamayacaksınız. Bunlarla hiçbir şey yapılamayacağını anladığınızda belki de çok geç olacak. Durmadan yalnızsınız.

Bunlardır düşmanlarımız. Bunlardır, yeni topraklara göçmeden, elimizi yıkayıp, kapıyı çarpıp çıkmadan önce en son hesabımızı göreceklerimiz. Bunlardır sanatçının düşmanları. Ey sanatçının genç bir adam olarak portresi! Bunları iyi tanı, bunları kafana iyice kazı, bunlarla yolunu olabildiğince erken ayır ki, taze bahar güneşinin yaladığı yemyeşil ovalarda sevinçle sekerek koşturan bir ceylan yavrusu telaşıyla işine bakabilesin. Genç bir sanatçı olarak önünde açılan ferahlığı sezebilesin, araftan sana uzanan kutsal eli tutabilesin.

Sanatçının dostu var mıdır? Vardır. Marangozun da vardır, kasabın da vardır. Sanatçının dostları, her ne kadar tam tersi iddia edilebilirse ve bu iddia doğru görünebilirse de, yine sanatçılardır. Farkında olmasalar da bu böyledir. Sanatçının sanatçıya sağladığı fayda sanatçı olmasıdır. Bu tayfanın çok ayırıcı bir özelliği, tek başlarına başka bir ortamda yaşayamayıp, ancak bir arada, sürü halinde bulundukları zaman mesleki (hayati) fonksiyonlarını yerine getirebilmeleridir. Birbirlerini sevseler de, sevmeseler de bu böyledir ve bu yüzden sonuçta sanatçının tek dostu başka bir sanatçıdır.

Bir de, sanattan dönenlere değinmekte fayda vardır. Sanat sevicisi (ikinci paragrafta işaret edilenler) gibi değil de, sanat üreticisi olarak hayatta bir süre yer etmiş dostlarımız aslında yeri geldiğinde daha tehlikeli olabilmektedirler. Çünkü bunlar senin halini de öyle iyi bilir ki ey genç arkadaş, her önermene cevapları hazırdır, pis konuşurlar, çünkü onlar da senin gibi lanetlenmişlerdir, ama illa ki kaçmaya çalışırlar. Boşuna dememişler, en çok din değiştirenden korkacaksın.

Siz ki ey sanatçılar, hayatlarında nice engeller aşmış, yollar yürümüş, düşmüş kalkmış, ser vermemiş güzel insanlarsınız. Vakti gelmiştir son hesaplaşmanın, yükü atıp yola gitmenin. Tümsekler, minik minik sıkıntılar, ve dost sandığınız, biriktirdiğiniz sanat düşmanları, bunların hiçbiri durduramayacaklardır sizlerin coşkun akan selinizi.




Sıtkı Celal İbrik / 27 Ağustos 2004, İstanbul